Blog Image
  • 16/ 1/ 2026

EMT Boruların Don–Çözül Döngülerinde Yapısal Dayanımı

Açık alanlarda ve yarı açık endüstriyel tesislerde kullanılan EMT (Electrical Metallic Tubing) borular, çoğu zaman yalnızca mekanik darbelere ve korozyona karşı değerlendirilir. Oysa soğuk iklim bölgelerinde veya mevsimsel sıcaklık farklarının yüksek olduğu coğrafyalarda, EMT borular için en kritik çevresel zorlayıcılardan biri don–çözül döngüleridir. Bu döngüler, malzemenin yalnızca yüzeyini değil; mikroyapısını, bağlantı noktalarını ve elektriksel sürekliliğini doğrudan etkiler. Bu makalede EMT boruların don–çözül döngüleri altındaki yapısal davranışı, mühendislik perspektifiyle ele alınmaktadır.

Don–Çözül Döngüsü Nedir?

Don–çözül döngüsü, ortam sıcaklığının suyun donma noktasının altına düşmesiyle başlayan ve tekrar pozitif değerlere çıkmasıyla tamamlanan tekrar eden bir çevresel süreçtir. Bu döngü özellikle şu koşullarda kritik hale gelir:

  • Boru içi veya yüzeyinde nem bulunması

  • Drenajın yetersiz olması

  • Boruların açıkta veya zemine temas eden bölgelerde yer alması

Bir kez yaşanan don olayı genellikle ciddi bir hasar oluşturmaz; ancak tekrarlı döngüler, metal yapıda birikimli hasara neden olur.


EMT Boruların Malzeme Yapısı ve Soğuğa Tepkisi

EMT borular genellikle düşük karbonlu çelikten üretilir ve galvaniz kaplama ile korunur. Bu yapı, oda sıcaklığında iyi bir süneklik ve darbe dayanımı sunar. Ancak sıcaklık düştükçe çeliğin davranışı değişir.

Soğuk ortamda:

  • Çeliğin sünekliği azalır,

  • Gevrek kırılma riski artar,

  • Darbe enerjisi absorpsiyonu düşer.

Bu durum, özellikle montaj sırasında tolerans sınırında zorlanmış borularda, don sonrası çözülme evresinde mikro çatlakların oluşmasına zemin hazırlar.


Nem, Buz Oluşumu ve İç Basınç Etkisi

Don–çözül döngülerinin EMT borular üzerindeki en yıkıcı etkisi, boru içindeki nemin donması ile ortaya çıkar. Su donduğunda hacmi yaklaşık %9 oranında artar. Kapalı veya yarı kapalı hacimlerde bu genleşme ciddi iç basınç oluşturur.

EMT boru içinde:

  • Yoğuşma sonucu biriken nem,

  • Açık uçlardan giren yağmur veya kar suyu,

  • Yetersiz eğim nedeniyle tahliye edilemeyen su

donduğunda, boru cidarına içten bir gerilme uygular. Tek bir don olayı boruyu patlatmayabilir; ancak tekrarlı don–çözül döngüleri, metal yorgunluğunu hızlandırır ve bağlantı bölgelerinde kalıcı deformasyonlara yol açar.


Galvaniz Kaplama Üzerindeki Etkiler

EMT boruların korozyona karşı ilk savunma hattı galvaniz kaplamadır. Don–çözül döngüleri, bu kaplama üzerinde dolaylı ama kritik bir etki yaratır.

Bu süreçte:

  • Kaplama ile çelik çekirdek arasında farklı genleşme oranları oluşur,

  • Mikro ölçekte kaplama çatlakları meydana gelir,

  • Çözülme sırasında bu çatlaklara nem sızar.

Zamanla bu bölgeler, lokal korozyon odaklarına dönüşür. Dışarıdan bakıldığında sağlam görünen EMT boruların, birkaç yıl içinde içten paslanmaya başlamasının temel nedenlerinden biri budur.


Bağlantı Noktaları ve Rakorların Zayıf Halkalar Olması

Don–çözül döngülerinde EMT borunun en hassas bölgeleri, düz boru gövdelerinden ziyade rakorlar, manşonlar ve bağlantı noktalarıdır. Bunun nedeni:

  • Kesit süreksizlikleri

  • Sıkma kaynaklı ön gerilmeler

  • Dişli veya kelepçeli bölgelerde gerilme yoğunlaşması

Soğukta gevrekleşen metal, bu bölgelerde daha düşük deformasyon kapasitesine sahiptir. Çözülme evresinde ise ani sıcaklık artışı, bu gerilmelerin serbest kalmasına ve mikro çatlakların ilerlemesine neden olabilir.


Don–Çözül Döngülerinin Elektriksel Sürekliliğe Etkisi

EMT borular yalnızca mekanik koruma sağlamaz; aynı zamanda topraklama sürekliliğinin bir parçasıdır. Don–çözül döngüleri sonrası oluşan mikro çatlaklar ve bağlantı gevşemeleri:

  • Elektriksel temas direncini artırır,

  • Eşpotansiyel sürekliliği bozar,

  • Topraklama performansını düşürür.

Bu durum özellikle açık alan panoları, dış saha otomasyon sistemleri ve endüstriyel aydınlatma hatlarında güvenlik riski oluşturur.


Sahada Gözlenen Tipik Hasar Senaryoları

Don–çözül döngülerine maruz kalan EMT boru sistemlerinde sıkça rastlanan problemler şunlardır:

  • Rakor bölgelerinde gözle zor fark edilen saçaklanmalar

  • Boru ekseninde hafif ovalleşme

  • Galvaniz kaplama altında gizli korozyon

  • Topraklama ölçümlerinde beklenmedik direnç artışı

Bu hasarların çoğu, ancak detaylı görsel inceleme veya ölçümle tespit edilebilir.


Tasarım ve Uygulama Aşamasında Alınabilecek Önlemler

EMT boruların don–çözül döngülerine karşı dayanımını artırmak için şu önlemler kritik öneme sahiptir:

  1. Drenaj tasarımı: Boru güzergâhları su birikmeyecek şekilde eğimli planlanmalıdır.

  2. Sızdırmazlık: Açık uçlar ve bağlantılar uygun kapak ve rakorlarla korunmalıdır.

  3. Montaj toleransları: Aşırı sıkma ve zorlamadan kaçınılmalıdır.

  4. Alternatif çözümler: Çok sert iklim koşullarında IMC veya RSC gibi daha kalın cidarlı borular tercih edilebilir.

  5. Periyodik kontrol: Özellikle kış sonrası bağlantı noktaları kontrol edilmelidir.


Sonuç

Don–çözül döngüleri, EMT borular için kısa vadede fark edilmeyen ancak uzun vadede ciddi yapısal ve elektriksel sorunlara yol açan çevresel bir yıpranma mekanizmasıdır. Nem yönetimi, doğru montaj ve iklim koşullarına uygun ürün seçimiyle bu risk büyük ölçüde azaltılabilir. EMT boruların gerçek dayanımı, yalnızca standartlara uygunlukla değil; çevresel koşulların doğru okunmasıyla ortaya çıkar.


 

;